Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Buluşması’na katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Buluşması’na katıldı için yorumlar kapalı 99161

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz bize, sadece o karanlık geceyi değil, onunla birlikte ülkemizin ve milletimizin yaşadığı tüm bu hadiseleri hatırlatması gereken bir semboldür. Biz, son nefesimize kadar bu çabayı sürdürmekte kararlıyız. Milletimizle birlikte çıktığımız bu kutlu yolculuğu menziline ulaştırana kadar durmayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda gerçekleşen 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Buluşması’na katıldı.

Programda vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz FETÖ’nün darbe teşebbüsünde Türkiye’nin istikbalini korumak için uçakların, tankların, kurşunların karşısına dikilen kahraman milletin her bir ferdini selamlayarak konuşmasına başladı.

“MİLLETİN İRADESİNE UZANAN ELLER BİZZAT MİLLET TARAFINDAN KIRILDI”

15 Temmuz’da şehit düşenlere bir kez daha Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet teşkilatı ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülkesine bağlı mensuplarını da alınlarından öptüğünü söyledi.

Atatürk Havalimanı’nın anlamlı bir mekân olduğuna ve 15 Temmuz gecesi burada iki anın yaşandığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlardan bir tanesi saat 23:15 civarı ve tankların arasından Sayın Bay Kemal gelip Bakırköy’e geçti. Bakırköy Belediyesinde kendi ifadesiyle, ‘Gidebilecek bir otel bulamadığım için oraya gittim’ dedi. 01:15 ve biz de yine buraya indik. Eşim, kızım, torunlarım ve damadımla beraber buraya indik. Burada kim vardı, burada millet vardı. Beraberce buradan üzerimizden geçen F16’lar vardı, üzerimizden geçen helikopterler vardı, onlar mermilerini yağdırıyordu. Fakat biz bir şeye inanıyorduk: ‘La tahzen innallahe meana’, ‘Korkmayın Allah bizimle beraberdir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da dik duruş sergileyen medyaya, sivil toplum kuruluşlarına, aydınlara, sabaha kadar kesintisiz ezan ve sela okuyan imamlara, müezzinlere, sabaha kadar dua edenlere, Cape Town’dan İslamabat’a, Kudüs’ten Mogadişu’ya kadar dünyanın dört bir köşesinde Türk bayraklarıyla sokaklara çıkan Türk vatandaşlarına ve bombalara rağmen vakur duruşlarını bozmayan milletvekillerine selamlarını iletti.

Millî Mücadele döneminde işgal kuvvetlerinin dâhi Meclis’e saldırmadığını, daha önceki darbelerde bile Meclis binasının fiilen hedef alınmadığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz’daki darbeye teşebbüs eden caniler bunu bile yaptılar. Hamdolsun, milletin iradesine de evine de uzanan eller, bizzat millet tarafından kırıldı. Hiçbir darbe, hiçbir darbe girişimi yapanların yanına kâr kalmadı, Allah’ın izniyle bundan sonra da kalmayacaktır” diye konuştu.

“15 TEMMUZ’DAN SONRA HİÇ KİMSE MİLLETİN İRADESİNE EL UZATMAYI AKLININ UCUNDAN GEÇİREMEZ”

15 Temmuz’dan sonra artık hiç kimsenin milletin iradesine el uzatmayı aklının ucundan bile geçiremeyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler milletçe, vatanımıza,  bayrağımıza, ezanımıza, demokrasimize, devletimize sahip çıktıkça, hiçbir gücün eli Allah’ın izniyle oralara ulaşamayacaktır. Ruhlarını iblise satanlar var. O müptezeller Türkiye’yi ele geçiremeyecek. O karanlık gecede okunan ezanlar ve selalar kalplerimizi nasıl bütünleştirdiyse, inşallah bundan sonra da aynı inançla, aynı heyecanla, aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Şehit;15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım’ı, 16 yaşındaki Abdullah Tayyip Olçok’u, 63 yaşındaki Ümit Güder’i unutmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit; Ömer Halisdemir, Sait Ertürk, Erol Olçok, İlhan Varank ve Halil Kantarcı’nın adlarını anarak bu kişileri de unutmayacaklarını yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emniyet teşkilatımızın her biri diğerinden kıymetli 63 mensubunu unutmayacağız. Her yaştan, her meslekten, her meşrepten, çoğunun selaları son nefeslerini vermeden önce okunan 251 şehidimizin hiçbirini unutmayacağız. Şehitlerini unutanların yürekleri kurur” dedi.

“O KARANLIK GECEYİ AYDINLATAN HERKESE MİNNETTARIZ”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlıkları yürütülen Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı’nın kuruluşunun resmen tamamlandığı müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilgili tüm bakanlıklar ve kurumların mütevelli heyetinde yer aldığı vakıfla hizmetlerin daha derli toplu yürütüleceğini söyledi.

15 Temmuz gecesi Türkiye’yi karanlığa gömmek isteyenlerin bunu başaramadığını, Allah’ın tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirdiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir üstadımız, ‘Geceye yenilmeyen her insana ödül olarak bir sabah, bir gündüz ve bir güneş vardır’ diyor. O karanlık geceye teslim olmadıkları için milletimin her bir ferdine minnettarız. O karanlık geceyi aydınlatan herkese minnettarız. Siz kurşunların, mermilerin üzerine gittiniz yılmadınız. Bazı gençlerimiz kendini tankların önüne attı, bazıları gazi oldu. Bu yürektir yürek, kürek değil. Bunu ancak bu millet yapar ve siz yaptınız” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu Vatan Kimin?” şiirini okuyarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rabbim bu ülkenin gelecekteki tüm nesillerini de Asım şuuruna erenlerden eylesin diyorum. Biz imanımıza, tarihimize, kültürümüze ve elbette en önemlisi neslimize sahip çıktıkça, Allah’ın izniyle bu ülkeyi kimse işgal edemez, bu milleti kimse köle yapamaz. İşte bunun için gençlerimize 2053 ve 2071 vizyonlarını emanet ediyoruz. Şayet geleceğimize bu şuurla bakmazsak, Rabbim muhafaza etsin, 15 Temmuz darbe girişimi işte o zaman başarıya ulaşmış olur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin ruhlarını muazzep etmemek için daha çok çalışacaklarını, daha çok mücadele edeceklerini ve kendilerini daha çok muhasebeye ve murakabeye çekeceklerini dile getirdi.

“15 TEMMUZ MİLLETİMİZE ESARET BOYUNDURUĞU VURMA ÇABALARININ FARKLI BİR YÖNTEMİYDİ”

Özgürlüğün önemine işaret ederek, özgür olmayanın iradesinin de olamayacağını, özgürlüğü elde etmek, kullanmak ve korumanın da kolay olmadığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin binlerce yıllık tarihi boyunca hep bu mücadeleyi verdiğini, kurduğu devletler, inşa ettiği medeniyetler ve geliştirdiği kültürle hep özgür bir toplum olarak hayatını sürdürmeye çalıştığını kaydetti.

Türk milletine esaret boyunduruğu vurabilenin çıkmadığını ancak buna niyetlenenlerin de hiç eksilmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de, İstiklal Harbi’nde bu niyetleri toprağa gömdük. 15 Temmuz milletimize esaret boyunduruğu vurma çabalarının farklı bir yöntemiydi. Ülkemizin içine yerleştirdikleri ihanet çetesiyle milletimizi esir alacaklarını sananlar, tıpkı asırlar boyunca hep olduğu gibi, bir kez daha derslerini aldılar” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye’nin önündeki engellerin, yaşadığı sıkıntıların ve maruz kaldığı saldırıların hepsinin Türk milletinin kadim kavgasının tezahürleri olduğuna işaret ederek, “Suriye meselesini böyle okumayan, müstevlilerin emellerine hizmet ederler. Irak meselesini böyle okumayan, bu oyuna figüranlık yapar. Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Ege konularında karşı tarafı haklı bulanların zihinleri iğfal edilmiş demektir. Ülkemizin diplomatik, askerî, ekonomik alanda verdiği mücadeleyi sıradan bir siyasi çekişme parantezine hapseden, zaten iflah olmaz bir mankurta dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

“MİLLETİMİZİN REFAHINI, HUZURU DÜŞÜNMEKLE MÜKELLEFİZ”

İçinden geçilen dönemin Türkiye’nin gelecek çeyrek asrını, yarım asrını biçimlendirecek öneme sahip olduğunu göremeyenlere söyleyecek bir sözleri kalmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400 savunma sistemlerinin de “alamaz, yerleştiremez” diyenlere rağmen Türkiye’ye geldiğini, montajlarına başlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın izniyle Nisan 2020 de tamamı yerlerine yerleştirilmiş olacak. Biz, dik durduk, dikleşmedik. Ama biz Türk’üz verdiğimiz sözün arkasında dururuz, durduk. Bu bir taarruz sistemi değildir, savunma sistemidir. Ülkemize saldırmak isteyenlere karşı S-400’ler en güçlü savunma sistemidir. Bunu inşallah Rusya ile  birlikte ortak yatırım olarak yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz” dedi.

“Türkiye’nin, son 17 yılda demokraside ve ekonomide gerçekleştirdiği hamlelerle çağ atladığını inkâr edenin gözü görmüyor, kulağı duymuyor, dili lal olmuş demektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürütülen terörle mücadele operasyonlarını hatırlatarak bu operasyonların hepsinin birer ekonomik karşılığı bulunduğunu, bu harekâtların parayla yapıldığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi terörü arkasına alan siyasi partiler ne diyor? ‘Madem ki böyle yapmayın’ diyor. Yapmayalım da bu canımızdan daha mı değerli? Milletimizin refahını, huzuru düşünmekle mükellefiz bunun için bu süreci devam ettiriyoruz” sözlerine yer verdi.

“MİLLETİMİZLE BİRLİKTE ÇIKTIĞIMIZ KUTLU YOLCULUĞU MENZİLİNE ULAŞTIRANA KADAR DURMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz bize, sadece o karanlık geceyi değil, onunla birlikte ülkemizin ve milletimizin yaşadığı tüm bu hadiseleri hatırlatması gereken bir semboldür. Biz, son nefesimize kadar bu çabayı sürdürmekte kararlıyız. Milletimizle birlikte çıktığımız bu kutlu yolculuğu menziline ulaştırana kadar durmayacağız” değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmasını Necip Fazıl Kısakürek’in “Şarkımız Bizim” şiirini okuyarak tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir kez daha 15 Temmuz şehitlerine Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, gazilerine de sıhhat ve afiyet diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın yaptırdığı duaya iştirak etti.

Sahnede yer alan, tarihteki 16 Türk Devleti’nin bayraklarını taşıyan, tören kıtasındaki askerleri her birini yanına giderek selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşları da selamlayarak sahneden ayrıldı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100.Yılında İstiklal Marşı Sergisi”nin açılışını yaptı Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100.Yılında İstiklal Marşı Sergisi”nin açılışını yaptı için yorumlar kapalı 88009

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Şeref Holü’nde düzenlenen “100.Yılında İstiklal Marşı Sergisi”nin açılış programına katılarak, davetlilere hitap etti.

“Burdur Mebusu, Millî Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u bir kez daha rahmetle, minnetle, özlemle yâd ediyorum” diyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sergiyi hazırlayarak merhum Ersoy’un hatırasına sahip çıktıkları için TBMM Başkanlığı ve Çanakkale Valiliği’ne teşekkür etti.

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un son bir asırdır bu topraklarda yetişen büyük şahsiyetlerin başında geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstiklal mücadelemizin ve ilim-irfan geleneğimizin sembollerinden olan Mehmet Akif, ebedileşen eserleri, mücadeleci kişiliği, derin ilmi ve örnek ahlakı ile aziz milletimizin gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. Milletimize ‘İstiklal Marşı’ gibi bir bağımsızlık beyannamesi kazandırmanın yanında Akif; yaşantısıyla, duruşuyla, vakarıyla’ ‘Safahat’ gibi hâlâ aşılamamış eseriyle gerçek bir İslam münevveridir. Mehmet Akif, Türkçe’yi harikulade kullanan, en derin düşünceleri en veciz ifadelerle buluşturan özel bir şairdir. Edebiyatımızda Mehmet Akif kadar hayatı şiire, şiiri de hayata, tıpkı bir nakkaş inceliğinde işleyen başka bir şaire rastlayamazsınız. Merhum Akif, inandığı gibi yaşayan, yaşadığı gibi yazan, gerektiğinde de bunların bedelini ödemekten çekinmeyen bir doğruluk timsalidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Ersoy’un Birinci Cihan Harbi’nde Teşkilatı Mahsusa görevlisi olarak Berlin’den Balkanlara, Şam’dan Lübnan’a coğrafyamızın dört bir yanında İttihad-ı İslam’ın sancaktarlığını yaparak, aynı zamanda bir direniş önderi olduğunu anlattı.

“İSTİKLAL MARŞI, AİDİYETİMİZİN, İSTİKLAL VE İSTİKBAL ANLAYIŞIMIZIN REMZİDİR”

Mehmet Akif Ersoy’un, Balıkesir Zağanos Paşa Camii ve Ankara Taceddin Dergâhı’ndan millete seslenerek ümitsizliğe karşı azmin, karamsarlığa karşı dirayetin, teslimiyete karşı hürriyetin sembolü olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Ersoy’un Kastamonu Nasrullah Camii’ndeki vaazından “Aramıza sokulan fitneleri, fesatları, fırkacılıkları, daha bin türlü ayrılık-gayrılık sebeplerini ebediyen çiğneyerek el ele, baş başa vereceğiz. Hep birlikte çalışacağız. Müslümanlar vahdete, birliğe, cemaate sarılmadıkça ahiretlerini olduğu gibi dünyalarını kurtaramazlar” sözlerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Ersoy’un pek çok vaazıyla millî mücadelenin manevi ve fikri cephesini inşa ettiğini kaydederek, “Milletimizin karakterini ve ruh dünyasını, hürriyet ve özgürlük tutkusunu, millî ve manevi değerlerini en güzel şekilde ifade ettiği İstiklal Marşı ile o karanlık günlerde insanımıza moral, cesaret ve umut aşılamıştır. 12 Mart’ta kabul edilişinin 100’üncü yıl dönümünü idrak edeceğimiz İstiklal Marşı, bizim aidiyetimizin, istiklal ve istikbal anlayışımızın remzidir” dedi.

Mehmet Akif Ersoy’un, müşfik kalplerin olduğu kadar, zulme boyun eğmeyenlerin, haksızlık karşısında susmayanların da şairi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mehmet Akif, bizim olduğu kadar ‘medeniyet denilen tek dişi kalmış canavarın’ pençesinde inleyen tüm mazlumların da şairidir. Tüm bu vasıflarından ötürü Mehmet Akif, milletimizin her ferdinin sahip çıktığı, bağrına bastığı, baş tacı ettiği ortak bir değerimizdir. İnşallah yazdıkları ve mücadelesiyle de bu milletin gönlünde ebediyete kadar millî bir kahraman olarak kalmaya devam edecektir” diye konuştu.

“İSTİKLAL MARŞIMIZI, 84 MİLYONU BULUŞTURAN BİR MİLLÎ MUTABAKAT METNİ OLARAK GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Ersoy’un eserleri, fikirleriyle arkasında bir hazine bıraktığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “O, bu millete eşsiz bir İstiklal Marşı armağan etmiş, bu Marş da tam 100 yıldır yeryüzünün farklı milletlerine kurtuluş yolunda bir rehber olmuştur. İstiklal Marşımız, her okuyanın, sözlerini her anlayanın yüreğinde aynı hissiyatı, aynı coşkuyu doğuran bir hürriyet meşalesidir. İstiklal Marşımızı, sadece bağımsızlığımızın bir timsali olarak değil, 84 milyonu buluşturan bir millî mutabakat metni olarak da görüyoruz. Bu ülkede siyasi fikirlerimiz, görüşlerimiz, mezheplerimiz, meşreplerimiz farklı olabilir. Ama 84 milyonun tamamı için İstiklal Marşı ortak bir buluşma noktasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı’nın kabul edilişinin 100’üncü yıl dönümü olan 2021 senesinin, Meclis’teki beş siyasi partinin ortak teklifiyle “İstiklal Marşı Yılı” ilan edildiğini anımsatarak, “Siyasi yelpazenin farklı kanatlarındaki tüm partiler, görüş ayrılıklarını bir tarafa bırakıp, bu teklife destek verdi. Bir asır önce Anadolu adeta bir yangın yeriyken sağlanan millî mutabakat, İstiklal Marşımız etrafında Yüce Meclisimizin çatısı altında bir kez daha tesis edildi. Güncel siyasetin tüm gerginliklerine rağmen, İstiklal Marşımız özelinde kurduğumuz bu dayanışmayı önemli görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Çok küçük bir kesimde olsa bazı çevrelerin İstiklal Marşı’nı gururla söylemekten rahatsızlık duyduğunu da bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletten aldığı vekâleti bölücü terör örgütünün Kandil’deki baronlarına peşkeş çekenler, bu rahatsızlıklarını açıkça ifşa etmekten de çekinmiyor. İstiklal Marşı’na kekre bakan bir zihniyetin, aynı zamanda bu milletin istiklal ve istikbaliyle de sıkıntısı olduğu açıktır. Ancak, biz onlara rağmen bağımsızlığımızın üzerine titremeye devam ediyoruz” dedi.

“İSTİKLAL MARŞIMIZIN BİZE VAZETTİĞİ DEĞERLERE NE KADAR SIKI SARILIRSAK, GELECEĞİMİZE DE O DERECE GÜVENLE BAKABİLİRİZ”

“Nasıl 100 yıl önce Sevr’i yırtıp atmışsak; bugün de FETÖ, DEAŞ, PKK gibi taşeronlar aracılığıyla ülkemize dayatılmaya çalışılan modern Sevrleri yırtıp atıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarında şunları kaydetti: “Terör paçavralarına selam duranlara inat, bağımsızlığımızın timsali ay yıldızlı al bayrağımıza canımız pahasına sahip çıkacağız. Millî mutabakat metnimiz olan İstiklal Marşımızı daha gür bir edayla, çok daha büyük bir coşkuyla söylemeyi sürdüreceğiz.84 milyonun tamamını ‘Türkiye ortak paydasında’ buluşturarak, yarınlarımızı hep birlikte inşa edeceğiz. İstiklal Marşımızın bize vazettiği değerlere ne kadar sıkı sarılırsak, geleceğimize de o derece güvenle bakabileceğimize inanıyorum. İçinde bulunduğumuz 2021 yılını, millet olarak ebedi ve ezeli kardeşliğimizi güçlendirdiğimiz bir fırsata dönüştürmemiz büyük önem arz ediyor. Hiç şüphesiz bunun yolu da öncelikle ‘korkma’ diye başlayan o muhteşem dizeleri kaleme alan şairin hayatını öğrenmekten ve öğretmekten geçiyor İstikbalimizin teminatı olan gençlerimiz başta olmak üzere, toplumumuzun tüm kesimlerinin Mehmet Akif’i tanımalarını, onun hayatını, mücadelesini, uğruna sürgünleri göze aldığı prensiplerini çok iyi kavramalarını arzu ediyoruz. İnşallah 2021 senesini vesile kılarak, hep birlikte bunu başaracağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan sergiyi, milletvekili sıfatı da olan Mehmet Akif Ersoy’u hakkıyla anma, ona olan şükran borcunu bir nebze olsun ödeme yolunda atılmış kıymetli bir adım olarak gördüğünü söyledi.

Vatandaşları, özellikle de gençleri sergiyi görmeye davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük dava adamı, şair, mütefekkir, münevver Mehmet Akif Ersoy’u bir kez daha hürmetle yâd ediyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini “Tıpkı Mehmet Akif gibi ‘Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın’ diye dua ediyorum. Bu gece idrak edeceğimiz Miraç Gecenizi tebrik ediyor, Rabbim’den bu mübarek geceyi milletimizle birlikte tüm insanlığın selametine vesile kılmasını niyaz ediyorum” diyerek tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından açılışın ardından “100.Yılında İstiklal Marşı Sergisi”nin açılış kurdelesini keserek, TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile birlikte sergiyi gezdi.

Türkiye Kahraman Şehitlerini Uğurluyor Türkiye Kahraman Şehitlerini Uğurluyor için yorumlar kapalı 88010

Bitlis’teki helikopter kazasında şehit olan 11 Kahraman askerlerimiz için Ankara’da devlet töreni düzenlenecek. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılacak.

Bitlis’te meydana gelen helikopter kazasında şehit olan 11 Kahraman askerimize veda… Türkiye şehitlerini uğurluyor. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da katıldığı tören Elazığ’da gerçekleşti. Bitlis’te kaza yapan helikopterde kaybettiğimiz ve 11 şehidimiz için memleketlerine gönderilmeden önceki son görev yerine getiriliyor.
Bitlis’teki helikopter kazasında şehit olan 11 asker için ilk Elazığ Havalimanı’nda tören düzenlendi.

Törene, kahraman şehitlerin aileleri ve yakınları ile Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı ve yetkililer katıldı. Saygı duruşu sonrası 11 şehidin öz geçmişleri okunarak, dua edildi.

Bitlis’te meydana gelen helikopter kazasında şehit olan Kahraman Mehmetçiklerimizin acısı yüreklerimizi dağladı. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifa diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun

Send this to a friend