“Türkiye’nin yaşadığı hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir” “Türkiye’nin yaşadığı hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir” için yorumlar kapalı 25253

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ağustos ayında bu ülkede ne siyasi istikrarsızlık yaşandı ne harp oldu ne afete maruz kalındı ne başka herhangi bir fevkaladelik görüldü. Amerikan yönetiminin, ülkemizin egemenlik haklarına açıkça saygısızlık olan taleplerine cevap vermedik diye böyle bir sonucun ortaya çıkması, meselenin tamamen siyasi olduğuna işaret ediyor. Türkiye’nin yaşadığı bu hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı. AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“İŞ EKONOMİ SINIRLARINI AŞTI VE TÜRKİYE’NİN TOPYEKÛN CEZALANDIRILMASI BOYUTUNA ULAŞTI”

Konuşmasının başında Amerikan yönetiminin Türkiye’yle ilgili ardı ardına açıkladığı olumsuz kararlar bahane edilerek Türk ekonomisini hedef alan alçak bir saldırı başlatıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Döviz kuru, gece yarısı operasyonlarıyla, ne ekonomik gerekçelerle ne de mantıklı bir başka sebeple izah edilemeyecek şekilde yükseltildi. Açık konuşmak gerekirse, yılbaşında 3,8 olan, Nisan başında yaklaşık 4 olan, Mayıs başında 4,12 olan, Haziran’da seçimlerin ertesi günü 4,6’yı bulan döviz kurunun yükselişini buraya kadar anlayabilirdik. Seçim öncesinin belirsizlikleri sebebiyle, böyle bir kıpırdanma olabilir diye baktık. Buna karşılık, daha sonraki gelişmeleri aynı hüsnü niyetle değerlendiremiyoruz” diye ekledi.

“Temmuz ayı boyunca da aynı seviyelerde seyreden dövizin Ağustos’ta bir anda 7 lira seviyesine kadar yükselmesi, başlı başına bir ekonomik suikast girişiminin delilidir” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ağustos ayında bu ülkede ne siyasi istikrarsızlık yaşandı ne harp oldu ne afete maruz kalındı ne başka herhangi bir fevkaladelik görüldü. Amerikan yönetiminin, ülkemizin egemenlik haklarına açıkça saygısızlık olan taleplerine cevap vermedik diye böyle bir sonucun ortaya çıkması, meselenin tamamen siyasi olduğuna işaret ediyor. Türkiye’nin yaşadığı bu hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir. Nitekim bu konuda, Avrupa Birliği, Çin, Rusya, Hindistan başta olmak üzere, dünyanın pek çok yerinden ciddi rahatsızlık işaretleri gelmeye başladı. Tabii ülkemize yönelik saldırı, diğerlerinden çok daha sinsi, çok daha can yakıcı, çok daha kasıtlı bir şekilde gerçekleşti. İş ekonomi sınırlarını aştı ve Türkiye’nin topyekûn cezalandırılması boyutuna ulaştı” şeklinde konuştu.

“MERKEZ BANKASI SÜREKLİ GÜNDEME GETİRİLEN FAİZ ARTIRIMINI OLDUKÇA YÜKSEK BİR ORANLA GERÇEKLEŞTİRDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, maruz kalınan saldırının manivelası kur gibi gözükse de, asıl kalıcı darbelerin enflasyon ve faizler konusunda alındığı söyleyerek bu sıkıntının çözümü için ekonomi yönetiminin kendi programını uyguladığını belirtti. “Faizi yöneticiler belirler ama enflasyonu yönetici belirlemez. Enflasyon faizin akışıyla oluşur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar Merkez Bankası defalarca şu 16 yıllık Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığım döneminde enflasyonu herkes açıklamıştır. Ama hiçbir kez enflasyon Merkez Bankası’nın açıkladığı gibi gerçekleşmemiştir. Bakıyorsunuz yıl ortasında Merkez Bankası enflasyonu tekrar revize ediyor, üçüncü çeyrekte tekrar revize ediyor. Niye? Madem biliyorsun bu işi, faizi belirlerken tutuyor da, enflasyonu açıklarken niye tutmuyor? Bu gerçekleri şimdi Ekim ayında da göreceğiz.”

Merkez Bankası’nın sürekli gündeme getirilen faiz artırımını oldukça yüksek bir oranla gerçekleştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Diyor ya; bağımsızlık. Hadi, buyur bağımsızlık. Şimdi bakalım bağımsızlığın neticesini göreceğiz. Şu an şahsen benim sabır safhamdır ve bu sabır bir yere kadar, çünkü biz sömürü manivelalarına eyvallah edemeyiz.” şeklinde konuştu.

“FİNANS KURULUŞLARININ İŞİ ÜRETİM ÇARKINI DÖNDÜRMEKTİR”

Ülke kalkınmasında üretimin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan üretimin durması hâlinde, çarklar işlemediği anda her şeyin duracağına dikkat çekti. Finans kuruluşlarının işinin bu üretim çarkını döndürmek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Tabii ki finans kuruluşlarına ihtiyacımız var, tabii ki onlarsız bir ekonomi düşünemeyiz. Ama şunu da bilmemiz lazım, finans kuruluşlarının ayakta kalışı da özellikle bizim reel ekonominin, yatırımcının güçlü olmasına bağlıdır, onların ayakta kalışına bağlıdır. Yani biz o tulumbaya suyu koymamız lazım ki tulumbadan su gelsin” değerlendirmelerinde bulundu.

Kişisel olarak faiz konusuna bakışının değişmediğini tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı fırsatçıların yaptığı ölçüsüz zamlar konusunda ise şunları kaydetti: “Önüne gelen bakıyorsun zam üstüne zam yapıyor, zam üstüne zam yapıyor. Faizle ilişkisi olsun olmasın, ama fırsatı yakalıyor ya oradan giriyor. Onun için tabii burada özellikle de Hazine ve Maliye Bakanlığımızın tüm birimleriyle bu kontrol mekanizmalarını çok iyi çalıştırması lazım. İlgili bakanlıklarımızın bu konuda bunu çok iyi çalıştırması lazım. Bu suiistimalleri yapanlara da gereken dersi vermemiz lazım. Yeter ki enflasyonu, döviz kurunu ve piyasa faizlerini kontrol altına alabileceğimiz bir iklime kavuşabilelim. Gelişmeleri takip ediyoruz, bekleyip göreceğiz.”

“KAMUDA TASARRUFA YÖNELİK ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Resmî gazetede yayımlanan 85 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu: “Bu kararla, menkul ve gayrimenkul alım, satım, kiralama, hizmet ve eser sözleşmesi gibi tüm işlemlerde ödeme yükümlülüklerinin kendi paramız ile yapılmasını zorunlu hale getirdik. Böylece, uzun süredir şikâyet konusu olan dövizle kira ödemesi sorununu ortadan kaldırdık. Kamuda tasarrufa yönelik çok önemli adımlar da attık. Cari harcamalardan yatırımlara kadar her alanda, kamu mali dengesine katkı sağlayacak tedbirler aldık. Kamu araçlarını, hem nitelik hem kullanım bakımından sınırlandırdık. Kiralık binalarda faaliyet gösteren devlet kurumlarının, kamuya ait yerlere geçmelerini sağlıyoruz. Personel alımını da, emekli olan personel sayısına yakın bir seviyeye çekiyoruz.”

Yatırımları da güncellemeye aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyla ilgili şunları kaydetti: “Sıfırdan bir yatırım şu anda düşünmüyoruz. Ha olmazsa olmaz, fevkaladeliği olan yatırımlar olabilir, ayrı bir konu. Ama bunun dışında başlayacağız, işte yüzde 90’a kadar gelmiş, bunu bitireceğiz, 80’e kadar gelmiş, bitireceğiz, 70’e kadar gelmiş, bunları bitireceğiz. Tabii burada müteahhit firmalarımızı da mağdur etmeyeceğiz. Tüm bakanlıklarımız bu ilke çerçevesinde ellerindeki yatırım stoklarını gözden geçirecek, öncelik sıralaması yaparak çalışmalarını yürütecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Hazine’nin kamuya ilave gelir sağlayacak altın ve avro tahvilleriyle kira sertifikaları gibi yeni araçları devreye soktuğunu belirterek “Buradan tüm vatandaşlarımızı, özellikle Avrupa’da ve diğer ülkelerde yaşayan kardeşlerimizi bu imkânları değerlendirmeye davet ediyorum. Yurt dışından alternatif kaynak geliştirme çalışmalarımız da tüm hızıyla sürüyor” dedi.

“ÖZEL SEKTÖRÜMÜZ, ÜRETİMDEN VE YATIRIMDAN ASLA VAZGEÇMEMELİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizin bu süreci süratle geride bırakması için, kamunun çabaları yanında, özel sektörümüzün ve milletimizin desteğine de ihtiyacımız var. Her şeyden önce, ihracat ve ithalatla uğraşmayan hiç kimsenin dövizle işi olmamalıdır. Tüm tasarrufların dövizden Türk Lirasına ve kendi paramızla değer biçilen finans araçlarına yönlendirilmesi gerekiyor. Yastık altı diye tabir edilen, sistem dışı tasarrufların, süratle bankalar, faizsiz finans kuruluşları ve diğer yollarla ekonomiye kazandırılmasını bekliyoruz. Özel sektörümüz, üretimden ve yatırımdan asla vazgeçmemelidir. Hatta ihracata dönük üretim ve yatırım için tam zamanıdır. Türkiye’yi döviz kuru üzerinden vurmak isteyenlere cevabımızı, kurun geldiği seviyesinin avantajlarını ihracatımıza ve bununla bağlantılı olarak üretime, istihdama yansıtarak vermeliyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii birileri, fırsattan istifadeyle milletimizin kafasını bulandırmak, moralini bozmak için, bir sürü yalan yanlış haberi ortalığa yayıyor. Bu ara biliyorsunuz bol miktarda stokçular çıktı, şimdi bu stokçulara gereken cevabı gerek İçişleri Bakanlığımız, gerek Hazine Maliye, buraları verecek. Buralara baskınlar yapmak suretiyle; ha sen stokçuluk mu yapıyorsun, gel bakalım bunun bedelini öde. Bunlara bunun fırsatını vermeyeceğiz” dedi.

Sözlerinin devamında okul kitaplarının basılamadığından, sağlık ve ilaç hizmetlerinin aksayacağına kadar pek çok dedikodu üretildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki ne okul kitaplarında ne sağlıkta ne ilaçta ne de diğer hizmetlerde herhangi bir sıkıntı yoktur. Devleti, bu tür manipülasyonlarla köşeye sıkıştırarak haksız kazanç elde etmek isteyen simsarlara asla meydanı bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

“BUGÜN ARTIK KENDİNE YETEN BİR TÜRKİYE VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her alanda yerli ve millî duruşa, fikre, üretime, gayrete ihtiyacı olduğu gerçeğinin böyle dönemlerde çok daha açık bir şekilde kendini gösterdiğine dikkat çekerek, “İnşallah bu dönemi her alanda yerlileşme ve millîleşme hamlelerimizi güçlendirmenin vesilesi hâline getireceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan iktidarda oldukları dönemin mücadelelerle geçtiğini belirterek bu mücadele sayesinde Türkiye’nin geldiği yerin ortada olduğunu söyledi. “Bugün artık kendine yeten bir Türkiye var, bir millet var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe bu defa uluslararası alanda çeşitli engellemelerle, ayak oyunlarıyla karşı karşıya geldik. Avrupa Birliği zirvelerinden Davos hadisesine kadar her yerde onurlu duruşumuzu ortaya koyduk. ‘Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış’ misali bizi sandıkta ve sahada yenemeyenler yıllardır kolları-kanatları altında besledikleri terör örgütlerini, darbecileri, cuntacıları harekete geçirdiler. Milletimizle birlikte bu oyunu da gördük ve birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirerek her birinin üstesinden geldik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son umutları olan 24 Haziran seçimlerinden de beklediklerini bulamayanların milletin ekmeğine, yani ekonomiye göz dikecek kadar alçaldıklarını belirterek, “Allah’ın izniyle biz bu oyunu da bozarız, mutlaka da bozacağız. Türkiye’yi dövizle, faizle, enflasyonla dize getirebileceklerini sananlar bu milleti hiç tanımıyor demektir, bunu böyle bilelim arkadaşlar. Bu millet en zor zamanında Çanakkale’de yedi düveli hallaç pamuğu gibi atmış, Kurtuluş Savaşı’nı başarıyla tamamlamış bir millettir” dedi.

“TÜRKİYE ÇOK YAKINDA BU DALGAYI AŞACAKTIR”

“Bu dönemler, bize karşı karınlarındaki hayâsızlığı dökenleri tespit etme yanında, halisane bir şekilde yanımızda olanları da görme imkânı bulduğumuz dönemlerdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu dönemler, fırsatçılık yapıp kendi ülkesine ve milletine ihanet edenler yanında, imkânları sonuna kadar zorlayıp üretime, yatırıma, istihdama devam edenleri de tespit ettiğimiz dönemlerdir. Bu dönemler, ülkenin ve milletin âli çıkarlarını, şahsi siyasi ve ekonomik çıkarlarının üzerinde tutanların, diğerlerinden ayrıştığı günlerdir. Türkiye, çok yakında bu dalgayı aşacaktır, ama fırsatçılık yapanları da, fedakârlık yapanları da unutmayacaktır” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZE KARŞI HEP AÇIK VE SAMİMİ OLDUK”

AK Parti olarak bu zorlu dönemi aşmanın mücadelesini verirken, aynı zamanda 2019 mahalli seçimlerine de hazırlanıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatların şimdiden tüm güçlerini seferber etmeleri gerektiğine dikkat çekti. 24 Haziran seçimlerinde mecliste Milliyetçi Hareket Partisi ile ittifak yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mahalli idareler seçimlerinde böyle bir imkân olur mu bakacağız. Eğer böyle bir imkânı karşılıklı olarak hakikaten ortaya koyabilirsek, biz birlikte bunu da değerlendiririz, çünkü Cumhur İttifakındaki dayanışmamız neyse yerel seçimlerde de bu ittifakı gerçekleştirme imkânımız olabilir” şeklinde konuştu.

Diğer partilerin de gizli veya açık benzer ittifak arayışları içinde olduklarını bildiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz milletimize karşı hep hasbi olduk, açık olduk, samimi olduk. Şimdi de aynısını yapacak, her şeyi milletimizin gözü önünde konuşacak, tartışacağız. Önümüzdeki seçimleri ideolojik hamasetle pozisyonlarını koruyan iş bilmez muhalefet belediyelerinden milletimizi kurtarmanın bir fırsatı olarak görüyoruz” dedi.

Batıda ana muhalefet partisinin, doğuda bölücü örgütün güdümündeki partinin pek çok belediyede âdeta taş üstüne taş koymadan sırf ideolojik kamplaşmayla bugüne kadar yönetimde kalmayı başardığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin sonunda şunları kaydetti: “Terör örgütüyle birlikte aday olmaya yeltenenler kusura bakmasınlar, bizden demokratik bir yaklaşım bekleyemezler. Zira biz bunun bedelini ağır ödedik. Bu milletin alın terini bu belediyelere biz, al, bunları oradaki vatandaşımıza altyapısına, üstyapısına harca diye verirken, bu verdiklerimizi oraya değil de dağa gönderenlere bu defa biz aynı imkânı sağlayamayız.”

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100.Yılında İstiklal Marşı Sergisi”nin açılışını yaptı Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100.Yılında İstiklal Marşı Sergisi”nin açılışını yaptı için yorumlar kapalı 88015

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Şeref Holü’nde düzenlenen “100.Yılında İstiklal Marşı Sergisi”nin açılış programına katılarak, davetlilere hitap etti.

“Burdur Mebusu, Millî Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u bir kez daha rahmetle, minnetle, özlemle yâd ediyorum” diyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sergiyi hazırlayarak merhum Ersoy’un hatırasına sahip çıktıkları için TBMM Başkanlığı ve Çanakkale Valiliği’ne teşekkür etti.

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un son bir asırdır bu topraklarda yetişen büyük şahsiyetlerin başında geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstiklal mücadelemizin ve ilim-irfan geleneğimizin sembollerinden olan Mehmet Akif, ebedileşen eserleri, mücadeleci kişiliği, derin ilmi ve örnek ahlakı ile aziz milletimizin gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. Milletimize ‘İstiklal Marşı’ gibi bir bağımsızlık beyannamesi kazandırmanın yanında Akif; yaşantısıyla, duruşuyla, vakarıyla’ ‘Safahat’ gibi hâlâ aşılamamış eseriyle gerçek bir İslam münevveridir. Mehmet Akif, Türkçe’yi harikulade kullanan, en derin düşünceleri en veciz ifadelerle buluşturan özel bir şairdir. Edebiyatımızda Mehmet Akif kadar hayatı şiire, şiiri de hayata, tıpkı bir nakkaş inceliğinde işleyen başka bir şaire rastlayamazsınız. Merhum Akif, inandığı gibi yaşayan, yaşadığı gibi yazan, gerektiğinde de bunların bedelini ödemekten çekinmeyen bir doğruluk timsalidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Ersoy’un Birinci Cihan Harbi’nde Teşkilatı Mahsusa görevlisi olarak Berlin’den Balkanlara, Şam’dan Lübnan’a coğrafyamızın dört bir yanında İttihad-ı İslam’ın sancaktarlığını yaparak, aynı zamanda bir direniş önderi olduğunu anlattı.

“İSTİKLAL MARŞI, AİDİYETİMİZİN, İSTİKLAL VE İSTİKBAL ANLAYIŞIMIZIN REMZİDİR”

Mehmet Akif Ersoy’un, Balıkesir Zağanos Paşa Camii ve Ankara Taceddin Dergâhı’ndan millete seslenerek ümitsizliğe karşı azmin, karamsarlığa karşı dirayetin, teslimiyete karşı hürriyetin sembolü olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Ersoy’un Kastamonu Nasrullah Camii’ndeki vaazından “Aramıza sokulan fitneleri, fesatları, fırkacılıkları, daha bin türlü ayrılık-gayrılık sebeplerini ebediyen çiğneyerek el ele, baş başa vereceğiz. Hep birlikte çalışacağız. Müslümanlar vahdete, birliğe, cemaate sarılmadıkça ahiretlerini olduğu gibi dünyalarını kurtaramazlar” sözlerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Ersoy’un pek çok vaazıyla millî mücadelenin manevi ve fikri cephesini inşa ettiğini kaydederek, “Milletimizin karakterini ve ruh dünyasını, hürriyet ve özgürlük tutkusunu, millî ve manevi değerlerini en güzel şekilde ifade ettiği İstiklal Marşı ile o karanlık günlerde insanımıza moral, cesaret ve umut aşılamıştır. 12 Mart’ta kabul edilişinin 100’üncü yıl dönümünü idrak edeceğimiz İstiklal Marşı, bizim aidiyetimizin, istiklal ve istikbal anlayışımızın remzidir” dedi.

Mehmet Akif Ersoy’un, müşfik kalplerin olduğu kadar, zulme boyun eğmeyenlerin, haksızlık karşısında susmayanların da şairi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mehmet Akif, bizim olduğu kadar ‘medeniyet denilen tek dişi kalmış canavarın’ pençesinde inleyen tüm mazlumların da şairidir. Tüm bu vasıflarından ötürü Mehmet Akif, milletimizin her ferdinin sahip çıktığı, bağrına bastığı, baş tacı ettiği ortak bir değerimizdir. İnşallah yazdıkları ve mücadelesiyle de bu milletin gönlünde ebediyete kadar millî bir kahraman olarak kalmaya devam edecektir” diye konuştu.

“İSTİKLAL MARŞIMIZI, 84 MİLYONU BULUŞTURAN BİR MİLLÎ MUTABAKAT METNİ OLARAK GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Ersoy’un eserleri, fikirleriyle arkasında bir hazine bıraktığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “O, bu millete eşsiz bir İstiklal Marşı armağan etmiş, bu Marş da tam 100 yıldır yeryüzünün farklı milletlerine kurtuluş yolunda bir rehber olmuştur. İstiklal Marşımız, her okuyanın, sözlerini her anlayanın yüreğinde aynı hissiyatı, aynı coşkuyu doğuran bir hürriyet meşalesidir. İstiklal Marşımızı, sadece bağımsızlığımızın bir timsali olarak değil, 84 milyonu buluşturan bir millî mutabakat metni olarak da görüyoruz. Bu ülkede siyasi fikirlerimiz, görüşlerimiz, mezheplerimiz, meşreplerimiz farklı olabilir. Ama 84 milyonun tamamı için İstiklal Marşı ortak bir buluşma noktasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı’nın kabul edilişinin 100’üncü yıl dönümü olan 2021 senesinin, Meclis’teki beş siyasi partinin ortak teklifiyle “İstiklal Marşı Yılı” ilan edildiğini anımsatarak, “Siyasi yelpazenin farklı kanatlarındaki tüm partiler, görüş ayrılıklarını bir tarafa bırakıp, bu teklife destek verdi. Bir asır önce Anadolu adeta bir yangın yeriyken sağlanan millî mutabakat, İstiklal Marşımız etrafında Yüce Meclisimizin çatısı altında bir kez daha tesis edildi. Güncel siyasetin tüm gerginliklerine rağmen, İstiklal Marşımız özelinde kurduğumuz bu dayanışmayı önemli görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Çok küçük bir kesimde olsa bazı çevrelerin İstiklal Marşı’nı gururla söylemekten rahatsızlık duyduğunu da bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletten aldığı vekâleti bölücü terör örgütünün Kandil’deki baronlarına peşkeş çekenler, bu rahatsızlıklarını açıkça ifşa etmekten de çekinmiyor. İstiklal Marşı’na kekre bakan bir zihniyetin, aynı zamanda bu milletin istiklal ve istikbaliyle de sıkıntısı olduğu açıktır. Ancak, biz onlara rağmen bağımsızlığımızın üzerine titremeye devam ediyoruz” dedi.

“İSTİKLAL MARŞIMIZIN BİZE VAZETTİĞİ DEĞERLERE NE KADAR SIKI SARILIRSAK, GELECEĞİMİZE DE O DERECE GÜVENLE BAKABİLİRİZ”

“Nasıl 100 yıl önce Sevr’i yırtıp atmışsak; bugün de FETÖ, DEAŞ, PKK gibi taşeronlar aracılığıyla ülkemize dayatılmaya çalışılan modern Sevrleri yırtıp atıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarında şunları kaydetti: “Terör paçavralarına selam duranlara inat, bağımsızlığımızın timsali ay yıldızlı al bayrağımıza canımız pahasına sahip çıkacağız. Millî mutabakat metnimiz olan İstiklal Marşımızı daha gür bir edayla, çok daha büyük bir coşkuyla söylemeyi sürdüreceğiz.84 milyonun tamamını ‘Türkiye ortak paydasında’ buluşturarak, yarınlarımızı hep birlikte inşa edeceğiz. İstiklal Marşımızın bize vazettiği değerlere ne kadar sıkı sarılırsak, geleceğimize de o derece güvenle bakabileceğimize inanıyorum. İçinde bulunduğumuz 2021 yılını, millet olarak ebedi ve ezeli kardeşliğimizi güçlendirdiğimiz bir fırsata dönüştürmemiz büyük önem arz ediyor. Hiç şüphesiz bunun yolu da öncelikle ‘korkma’ diye başlayan o muhteşem dizeleri kaleme alan şairin hayatını öğrenmekten ve öğretmekten geçiyor İstikbalimizin teminatı olan gençlerimiz başta olmak üzere, toplumumuzun tüm kesimlerinin Mehmet Akif’i tanımalarını, onun hayatını, mücadelesini, uğruna sürgünleri göze aldığı prensiplerini çok iyi kavramalarını arzu ediyoruz. İnşallah 2021 senesini vesile kılarak, hep birlikte bunu başaracağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan sergiyi, milletvekili sıfatı da olan Mehmet Akif Ersoy’u hakkıyla anma, ona olan şükran borcunu bir nebze olsun ödeme yolunda atılmış kıymetli bir adım olarak gördüğünü söyledi.

Vatandaşları, özellikle de gençleri sergiyi görmeye davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük dava adamı, şair, mütefekkir, münevver Mehmet Akif Ersoy’u bir kez daha hürmetle yâd ediyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini “Tıpkı Mehmet Akif gibi ‘Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın’ diye dua ediyorum. Bu gece idrak edeceğimiz Miraç Gecenizi tebrik ediyor, Rabbim’den bu mübarek geceyi milletimizle birlikte tüm insanlığın selametine vesile kılmasını niyaz ediyorum” diyerek tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından açılışın ardından “100.Yılında İstiklal Marşı Sergisi”nin açılış kurdelesini keserek, TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile birlikte sergiyi gezdi.

Türkiye Kahraman Şehitlerini Uğurluyor Türkiye Kahraman Şehitlerini Uğurluyor için yorumlar kapalı 88017

Bitlis’teki helikopter kazasında şehit olan 11 Kahraman askerlerimiz için Ankara’da devlet töreni düzenlenecek. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılacak.

Bitlis’te meydana gelen helikopter kazasında şehit olan 11 Kahraman askerimize veda… Türkiye şehitlerini uğurluyor. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da katıldığı tören Elazığ’da gerçekleşti. Bitlis’te kaza yapan helikopterde kaybettiğimiz ve 11 şehidimiz için memleketlerine gönderilmeden önceki son görev yerine getiriliyor.
Bitlis’teki helikopter kazasında şehit olan 11 asker için ilk Elazığ Havalimanı’nda tören düzenlendi.

Törene, kahraman şehitlerin aileleri ve yakınları ile Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı ve yetkililer katıldı. Saygı duruşu sonrası 11 şehidin öz geçmişleri okunarak, dua edildi.

Bitlis’te meydana gelen helikopter kazasında şehit olan Kahraman Mehmetçiklerimizin acısı yüreklerimizi dağladı. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifa diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun

Send this to a friend